Erzurum Hınıs’ın Neyi Meşhur? Güç, Kimlik ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasi Okuma Bir siyaset bilimci için coğrafya yalnızca bir yer değil, iktidarın sahnesidir. Her dağ silsilesi, her köy meydanı, her pazar tezgâhı; toplumun güç ilişkilerinin görünmez iplikleriyle örülüdür. Erzurum’un Hınıs ilçesi de tam bu bağlamda, hem yerel kültürü hem de toplumsal yapısıyla dikkat çeken bir mikrokozmos sunar. Hınıs’ın “neyi meşhur” olduğu sorusu, yalnızca gastronomik veya folklorik bir merak değil; aslında kimlik, aidiyet ve güç üzerine derin bir sorgulamadır. İktidarın Coğrafyası: Hınıs’ta Güç Nasıl Kurulur? Erzurum Hınıs, tarih boyunca güç odaklarının kesiştiği bir alan olmuştur. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte, burada…
Yorum BırakŞehir Notları Yazılar
Dilhun Nasıl Yazılır? Kelimelerin Gücüyle Kurgulanan Bir Anlam Bir kelime, bir anlam, bir dünya yaratabilir. Edebiyatın gücü, kelimelerle bir araya gelen hayal gücüdür. Her cümle, her sözcük, yazanın içsel dünyasını ve okuyucunun zihnindeki okyanusları şekillendirme gücüne sahiptir. “Dilhun” gibi bir kelime, yalnızca sesin ve harflerin birleşimi olarak değil, aynı zamanda arkasındaki duygunun, anlamın ve anlatının bir yansıması olarak önemlidir. Dilhun, bir isimden daha fazlasıdır; dilin sınırlarını zorlayan, derin çağrışımlar ve karakterler inşa eden bir terimdir. Peki, dilhun nasıl yazılır? Onu yazarken nelere dikkat etmeliyiz? Dilhun: Anlamın ve Duygunun Bütünleştiği Bir Kelime İlk bakışta, “dilhun” kelimesi kulağa yabancı gelebilir. Ancak, edebiyatın…
Yorum BırakKapitalizasyon Oranı Nasıl Hesaplanır? Formülden Stratejiye, Duygudan Veriye Kapitalizasyon oranı (cap rate) kulağa kuru bir finans terimi gibi geliyor olabilir; ama aslında hayatın içinden, tam da “bu yatırım eder mi?” diye sorduğumuz yere dokunur. Mahallede yeni açılan bir iş yerini, köşedeki kiralık dükkânı, hatta bir veri merkezini düşünün: Hepsinin arkasında, riski, getiriyi ve geleceği bir sayıya sıkıştırmaya çalışan aynı soru var. Bugün hem sıcak bir sohbetin doğallığıyla hem de sağlam hesapların netliğiyle kapitalizasyon oranı nasıl hesaplanır sorusunu masaya yatırıyoruz. Kapitalizasyon oranı nedir? Kapitalizasyon oranı (cap rate), bir varlığın yıllık Net İşletme Geliri (NOI) ile piyasa değeri (veya satın alma fiyatı)…
Yorum BırakKanunuevvel Ateş Ocağı Nedir? – Geçmişten Geleceğe Isınan Bir Kavram Bazen bir kelimeyle karşılaşırız ve onun içinde geçmişin bilgeliğini, bugünün karmaşasını ve geleceğin olasılıklarını aynı anda hissederiz. “Kanunuevvel Ateş Ocağı” da işte böyle bir terimdir. İlk bakışta tarih kitaplarından fırlamış gibi dursa da, aslında geçmişle gelecek arasında kurduğumuz köprülerin en ilginçlerinden biridir. Gelin bu eski kavramı, geleceğe dair vizyoner bir gözle ele alalım; hem analitik ve stratejik bir bakış açısıyla hem de insan ve toplum merkezli bir yaklaşımla birlikte düşünelim. “Kanunuevvel” Osmanlı döneminde Aralık ayı anlamına gelirken, “Ateş Ocağı” eski takvimlerde yılın en soğuk zamanlarına karşılık gelen, kışın merkezinde yer…
Yorum BırakYargı Gerekçe Ne? Ekonomi Perspektifinden Bir Bakış Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Üzerine Bir Ekonomistin Düşünceleri Ekonomi dünyasında, her seçim bir maliyet ve her maliyet bir sonuç doğurur. Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada, bireyler ve kurumlar yaptıkları her seçimle birlikte, daha geniş bir toplumsal ve ekonomik etkiler ağına müdahale ederler. Bu noktada, kararların gerekçelendirilmesi yalnızca bir açıklama değil, aynı zamanda toplumsal refahın artırılması ve verimliliğin sağlanması adına kritik bir araçtır. Peki, bu ekonomik bakış açısını yargı süreçlerine nasıl entegre edebiliriz? Yargı gerekçesi, sadece hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda piyasa dinamiklerinin ve toplumsal kararların anlamlı bir şekilde analiz edilmesi için…
Yorum BırakYapay Gölet Nasıl Yapılır? Öğrenmenin Pedagojik İnşası Üzerine Bir Yolculuk Bir eğitimci için her yeni bilgi, bir göletin oluşumuna benzer: önce küçük bir çukur kazılır, sonra damlalar birikir, zamanla bir yaşam alanı doğar. Yapay gölet sorusu — “Nasıl yapılır?” — sadece mühendislik ya da coğrafya konusuna ait değildir; aynı zamanda öğrenmenin kendisini anlamak için güçlü bir pedagojik metafordur. Bir göleti inşa etmek, tıpkı bir öğrencinin zihninde anlam dünyası kurmak gibidir. Her taş, her toprak, her su damlası, öğrenmenin bir parçasını temsil eder. Doğal Meraktan Yapay Yapıya: Öğrenmenin Katmanları Öğrenme, tıpkı doğadaki su döngüsü gibi doğal bir süreçtir. Ancak her doğal…
Yorum BırakTarihi Kim Yapar? Zamanın Akışında İnsan, Güç ve Anlam Üzerine Felsefi Bir Düşünme Bir filozof, zamanı yalnızca ölçülen bir süreç olarak değil, insanın varoluşunun dokusuna işlenmiş bir anlam alanı olarak görür. Tarih bu anlam alanının yazıya dökülmüş halidir; insanın kendini, geçmişini ve dünyayı anlamlandırma çabasıdır. Ancak şu soru hâlâ yankılanır: “Tarihi kim yapar?” Bu soru, yalnızca bir tarihçinin değil, bir filozofun da kalbini kurcalar. Çünkü bu sorunun cevabı, hem insanın özgürlüğüne hem de kaderine dair derin bir sorgulamayı içinde taşır. Epistemolojik Perspektif: Tarihi Kim Bilir, Kim Anlatır? Epistemoloji, yani bilginin doğasıyla ilgilenen felsefe dalı, bu soruya önce bilgi üzerinden yaklaşır.…
Yorum Bırak“Kan Davası” Kaç Sayfa? Sayfa Fetişizmine Karşı Cesur Bir Itiraz Tek cevap yok: Reşat Nuri Güntekin’in Kan Davası romanı farklı baskılarda 252–352 sayfa arasında değişiyor; Balzac’ın La Vendetta’sı (Türkçede “Kan Davası”) ise 40–104 sayfa aralığında yayımlanmış. Kaynaklar aşağıda. Net söyleyeyim: “Kaç sayfa?” diye ısrar etmek, roman deneyimini küçülten bir refleks Edebiyatı dakikayla, kitabı santimetreyle ölçmek… Cesurca söyleyelim: “Kan davası kitabı kaç sayfa?” diye başlamak, meseleye ters yerden girmek. Çünkü ortada tek bir “Kan Davası” yok; iki farklı yazarın (Reşat Nuri & Balzac) eserleri ve onlarca baskı bulunuyor. Üstelik sayfa sayısı, punto boyutundan kâğıt ebatına ve önsöz/sonsöz eklerine kadar değişen teknik…
Yorum BırakKamu Faaliyetleri Nelerdir? Konfor Alanını Dağıtan Bir Eleştiri Cesur olalım: “Kamu faaliyetleri” çoğu zaman hayatımızı kolaylaştırması gerekirken, yer yer alışkanlıklar, hantallık ve siyasetle kirlenmiş öncelikler arasında nefes alamıyor. Evet, yollar yapılıyor, hastaneler açılıyor, okullar var… Ama sorum şu: Kamu gerçekten kamu için mi çalışıyor, yoksa kamu adına konuşan azınlığın çıkarlarını mı kolluyor? Bu yazı, tartışmayı harlamak için yazıldı. Sevgiyle değil; adaletle, şeffaflıkla ve sonuç odaklı bir öfkeyle. Kamu faaliyetleri, yalnızca “hizmet sunumu” değildir; güç, kaynak ve meşruiyetin kimlere, hangi yöntemle dağıtıldığına dair siyasal bir tercihler manzumesidir. Kamu Faaliyetleri Nelerdir? Çekirdek Alanların Kısa Anatomisi Temel hizmetler: Eğitim, sağlık, güvenlik ve adalet…
Yorum BırakLazer Güdümlü Füze Nasıl Çalışır? — Bir Ekonomistin Gözünden Kaynakların Yönü ve Piyasanın Güdümü Giriş: Kaynakların Kıtlığı, Seçimlerin Ağırlığı Bir ekonomist için her şeyin başlangıcı kıtlıktır. Sınırlı kaynaklar karşısında sınırsız ihtiyaçlar, insan davranışlarını şekillendirir. Bu denge arayışı, yalnızca tüketici davranışlarında değil, devletlerin savunma stratejilerinde de kendini gösterir. Lazer güdümlü füze bu noktada, kıt kaynakların yüksek teknolojiyle birleştiği, maliyet-fayda analizinin en uç örneklerinden biridir. Ekonomik açıdan bakıldığında, bu füze bir askeri ürün olmanın ötesinde, kaynak tahsisi, stratejik yatırım ve teknolojik verimlilik meselesidir. Lazer Güdümün Mekanizması: İsabetin Ekonomisi Lazer güdümlü füzeler, hedeflerini yansıtılan lazer ışınını takip ederek bulur. Bu sistem, pahalı radar…
Yorum Bırak